Emperyalizmin Tunç Ayakları ve Antiemperyalist Mücadele-1

Demir Yılmaz

Esasen emperyalizm bir ülkeyi hedef aldığında, o ülkenin kaynaklarını kendi çıkarlarına uygun olarak el koyabilmek için her yolu kullanır. Bu yazı dizisinde kullanılan bu yollarda kullanılan araçlardan en güçlü olanlarına yer vereceğim. Bu araçlara emperyalizmin tunç ayakları denir.

Bu yazıda yer vereceğim emperyalizmin birinci tunç ayağı (veya sömürülmeye yol veren araç) liyakatsiz kamu personelidir.

Az gelişmiş kapitalist devletlerde burjuvazi, siyasetçiler ve mafya (bazı durumlarda gizli cemaatler) kamu kaynaklarını sömürebilmek için ilgili devlet kurumlarına kendi adamlarını yerleştirir. Devlete yerleştirilen bu karaktersiz namussuz adamlar devletin kaynaklarını burjuvaziye siyasiye ve mafyaya peşkeş çeker. Böylece kısa sürede hızla büyüyen kapitalist niteliği bile kendinden menkul bir zengin sınıf ortaya çıkar.

Az gelişmiş kapitalist devletlerde sonradan görme zengin sınıfın sömürdüğü kaynakların önemli bir kısmı uluslararası bankalardan sağlanır. Bu kaynaklar hedef ülkeye gelen yatırım danışmanlarının da katkısıyla gereksiz projelere aktarılır. Bu projeleri yapma sorumluluğunu alan uluslararası şirketler ve yerli işbirlikçileri bazı kredileri kredinin kaynağından çıkmadan ceplerine indirir. Bu sistemin devamlılığı mümkün değildir. Dış borçların ödenemez hale geldiği noktada sistem tıkanır. Bu durumda son dönemde ortaya çıktığı için neyin ne olduğunun henüz farkında olmayan kapitalistlerin önemli bir kısmı tasfiye edilir.

Bu tasfiye süreci bazı durumlarda siyasi otoriteyi de götürebilir. İktidarını devam ettirmek isteyen siyasi otorite ise devletin doğal kaynaklarını doğrudan uluslararası güçlere teslim edebilir.

Konumuz olan namussuz kamu personeli sayısı öyle fazladır ki neredeyse bütün düzenleyici ve denetleyici kurumların yöneticileri bunlardandır. Bu durum kurumların ve yasaların kadükleştirilmesinde bir araç olarak olmalarının bir sonucudur. Böylece dünyadan bihaber işinde gücünde olan sıradan kamu personeli durumları çözümleyemeden etkisiz hale getirilir.

Liyakatin bittiği az gelişmiş kapitalist devletler özünde uluslararası sermayenin organlarının görüş öneri ve bazı durumlarda talimatlarıyla yönetilir. Bu nedenle pek çok az gelişmiş devletin birinci sorunu liyakattir. Neticede; bir az gelişmiş kapitalist ülkede ortaçağ görüntüsü varsa bunun en önemli mümessili liyakatsizlerdir. Bu liyakatsizliğin ortadan kaldırılması ancak vatandaşın ortaya koyacağı iradeyle mümkün olabilir.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir